İçeriğe geç

9 Ekim’de ay hangi evrede ?

9 Ekim’de Ay Hangi Evrede? Bir Gece, Bir Umut, Bir Hayal Kırıklığı

Kayseri’nin soğuk akşamlarından birinde, sokak lambalarının ışıkları arasından yürürken, gökyüzüne bakıp bir soru sordum kendime: “9 Ekim’de ay hangi evrede?” Bu basit ama derin soru, aklımı bir şekilde meşgul etti. Belki de o gece, bir şeyin değişmesini bekliyordum. O anki ruh halim, biraz hayal kırıklığı, biraz da umutla doluydu. Ve biliyor musunuz, bazen bir tarih, bir zaman dilimi, o kadar çok şey anlatır ki…

Bir Gece, Bir Yıldız, Bir Bekleyiş

O gece, yazın son günlerinin verdiği o nemli sıcaklık vardı havada. Ama ben her zamanki gibi yalnızdım. Kayseri’nin merkezinden biraz uzaklaşıp, bulutların arasından sıyrılan birkaç yıldızı görmek için bir parka oturdum. Aslında içimde bir boşluk vardı. Son zamanlarda, hep bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Belki de hayatımda bir değişiklik yapma zamanım gelmişti. Ya da belki, o geceyi sadece bir fırsat olarak görüyordum. Gözlerimi gökyüzüne kaldırdım. Ayı bulmaya çalıştım. Hangi evrede olduğunu, bana neler anlatabileceğini düşündüm. Gözlerim bir an için bulanıklaştı. O kadar bekledim ki, sonunda ışığı gördüm: Ay, neredeyse dolunay evresindeydi.

Bu, bana bir şeyler söylüyordu, değil mi? Bir şeyin sonuna gelmek… Tüm duygularım o kadar karmaşıktı ki! Her şeyin tamamlanmak üzere olduğu, ama hala eksik olan bir şeylerin olduğu hissi. Hayal kırıklığının ortasında, bir umut parıldıyordu. O gece, bir yerlerde bana ait bir şeyler olmalıydı. Ama neydi o? Her zaman sorularla çevrilmiş oluyorum, fark ettim. Ama 9 Ekim’de ay hangi evrede? İşte bu soru, bana bir şeyleri anlamama yardım edebilirdi.

Geçmişin Ardında Kalan İzler

Ay, o gece bana geçmişi hatırlattı. Birkaç yıl önce, bir başka akşamda, çok sevdiğim birisiyle aynı gökyüzüne bakıyorduk. O zaman da ay dolunaydı. Ama o zaman, o kişi yanımdaydı. Şimdi ise yalnızım. Hayatın nasıl bir yolculuk olduğunu anlayabiliyorum, ama yine de anlamadığım şeyler var. O gece, daha önce hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Kalbimde bir kırıklık vardı. Belki de beklentilerim çok büyüktü. Ya da belki bir şeylerin sona ermesi gerektiğini biliyordum ama o günü kabullenmek istemedim. İşte o an, gökyüzü bana hayatın geçici olduğunu, her şeyin bir evreye, bir sona ulaşacağını hatırlattı.

Bir Anlık Duygu: Heyecan ve Umut

Ancak bir anda, yıldızlardan birinin hızla kaydığını gördüm. O an, kalbim hızla çarpmaya başladı. Bu küçük olay, bana bir şeyler hatırlattı. Her şeyin aslında bir anı olduğunu, her gece, her yeni başlangıcın, sonunda bir sona ulaşacağını hatırladım. 9 Ekim’de ay hangi evredeydi? Dolunay! Tüm evreler tamamlanmış, her şeyin olacağı noktaya gelmişti. Tıpkı benim gibi… O gece, belki de bazı şeylerin sona ermesi gerektiğini kabul etmeliydim. Bir dönüşümün başlangıcıydı. Ayın tamamlanmış hali, bana bir bitişin değil, bir başlangıcın sinyalini verdi. Ve belki de içimde, yeni bir şeyin doğmasına yer vardı.

İçimdeki bu karmaşa, bana hayatın ne kadar geçici olduğunu ve bazen eski yaraların iyileşmeden kalabildiğini gösterdi. Ama belki de bu gece, bir umutla, yeni bir başlangıcın tohumları ekiliyordu. Belki de “9 Ekim’de ay hangi evrede?” sorusu sadece bir tarih değildi, benim içsel yolculuğumun bir simgesiydi. Ve o simge, bana geçmişin yüklerini bırakmam gerektiğini ve hayatı kabullenmenin önemini hatırlatıyordu.

Sonraki Sabah: Ay Işığında Uyanmak

Sabah, uyandığımda hala geceyi ve gökyüzünü düşünüyordum. Kayseri’nin sabah güneşi, her zamanki gibi sıcak ama yumuşaktı. O geceyi düşündüm. O kadar fazla duyguyla geçirdiğim bir gece, aslında hayatın küçük bir yansımasıydı. Ayın evreleri, bir dönemin bitişini ve yeni bir başlangıcını simgeliyordu. Geceyi hatırlayarak, içimdeki boşluğu bir şekilde doldurmak istedim. O boşluk, belki de bir sonraki adımın ne olacağına dair bir belirsizlikti. Ama bu belirsizliğin içinde, bir umut vardı. Ayın dolunayında bulduğum o anlık huzur, beni rahatlatmıştı. Belki de her şeyin bir zamanı, bir evresi vardı. Geceyi ve gündüzü olduğu gibi, hayatı da olduğu gibi kabul etmeliydim.

Ve belki de 9 Ekim, tam da benim dönüşümümün başladığı gündü. Ayın evresiyle paralel olarak, içimde yeni bir şeyler büyüyordu. Artık geçmişe takılı kalmak değil, geleceğe bakmak gerekiyordu. Geceyi hatırlayarak, bir sonraki adımı atmaya hazırım. Ve belki de, o gece soruyu sordum çünkü bu değişimden önce biraz kafam karışıktı. Ama şimdi, biliyorum: Ayın evreleri gibi, hayatın da dönüm noktaları var. Ve her dönüm noktasında, biraz daha büyüyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresivdcasinobetexper giriş