Mal Varlığına Şerh Koydurma: Gerçekten Adalet Mi, Yoksa Bir İfade Biçimi Mi?
Bunu kabul edelim: “Mal varlığına şerh koydurma” terimi, hukukun derinliklerinde kaybolmuş bir ifade gibi görünüyor. Fakat, bu terimi duyan herkes gerçekten ne anladığını ve ne kadar adil olduğunu sorgulamıyor. Bir tarafın mal varlıklarını, borçluluğuna karşı teminat olarak göstermek amacıyla “şerh koydurma” işlemi, aslında pek çok kişinin “güçlü olanın her zaman kazandığı” duygusunu pekiştiren, tartışmalı bir uygulama. Peki ya gerçekten adalet mi sağlanıyor? Ya da bu sadece güçlülerin daha da güçlüleşmesini sağlayan bir araç mı? Bunu incelemek gerek.
Mal Varlığına Şerh Koydurma: Ne Anlama Geliyor?
Mal varlığına şerh koydurma, kişinin mal varlıklarına, haciz işlemi veya başka bir hukuki sebeple, teminat olarak eklenen bir kayıt işlemi anlamına gelir. Bu işlem, genellikle borçlunun borcunu ödememesi durumunda, alacaklının zararını karşılayabilmek amacıyla yapılır. Temel olarak, şerh, bir tür “uyarı” görevi görür; mal varlıklarının belirli bir alacak için garanti altına alındığına dair bir işaret olur. Buraya kadar her şey teorik olarak mantıklı görünse de uygulamada işler her zaman öyle işlemeyebiliyor.
Uygulamada Yansıyan Adaletsizlik
Peki ya bu işin iç yüzü? Şerh koydurmanın, gerçekten adil bir sistem yarattığını söyleyebilir miyiz? Cevap ne yazık ki hayır. Hukuk sistemindeki bazı boşluklar ve uygulama hataları, güçlülerin bu süreçten daha fazla faydalanmasını sağlıyor. Şerh koydurma, mal varlığını savunmasız bırakmak, bir borcu garanti altına almak anlamına gelirken, aynı zamanda bazı kişilere de keyfi kararlar alma fırsatı sunuyor. Zira, mal varlıklarına şerh koyma işlemi bazen borçluyu daha da çıkmaza sokarak, ekonomik açıdan iyice köşeye sıkıştırılmasına neden olabilir. Bunu sadece borçlu açısından değil, alacaklı açısından da değerlendirmek gerekir.
Bir mal varlığına şerh koyma işlemi, sadece ve sadece borçlunun borcunu ödeyememesiyle gerçekleşmelidir. Fakat bu tür uygulamalarda, bazen borçsuz insanlar bile tehdit altında kalabiliyor. Alacaklılar, şerh koyma işlemiyle, olası bir borç ödememe durumunda bile daha güçlü pozisyonlar elde edebiliyorlar. Bu da adaletin ihlali anlamına gelir.
Hukuki Zorluklar ve Suistimaller
Bu konuda en büyük sorunlardan biri, şerh koydurmanın kimler için ne zaman uygulanacağına dair net bir standart olmamış olmasıdır. Çoğu zaman, borçlunun ekonomik durumunun yeterince sorgulanmadığı, yalnızca hızlı bir çözüm arayışının ön plana çıktığı görülüyor. Bu durumda, kişisel haksızlıklar ortaya çıkabilir. Şerh, mal varlıklarını tehdit altına alabilir, borçluyu fazlasıyla zor bir durumda bırakabilir. Hatta, pek çok insan şerh koydurmanın, her şeyden önce ekonomi ve hukuk arasındaki denetimsiz ilişkilerden faydalanan güçlüler için bir çıkar sağlama yolu olduğuna inanıyor.
Burada, şerh koydurma işleminin istismar edilip edilmediğini sorgulamak gerekir. Her ne kadar sistem borçluyu korunması gereken biri olarak görse de, zaman zaman şerh koyma kararı, gerçek adaletin önüne geçen bir araç olabilir. Bunun yanında, özellikle zenginler, yeterli hukuki destek ve kaynaklarla bu süreçten daha az zarar görebilirken, küçük ve orta ölçekli borçlular genellikle bu tür bir uygulamanın mağduru oluyorlar.
Şerh Koydurma Sistemini Dönüştürmek: Olabilir Mi?
Gerçekten adaletli bir sistem yaratmak istiyorsak, bu tür işlemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması gerekir. Ancak şu an için şerh koydurmanın önündeki engeller ve uygulamadaki açıklar, bu amaca ulaşmayı zorlaştırıyor. Ekonomik eşitsizliklerin önüne geçebilmek adına, mal varlığına şerh koydurma uygulaması daha sıkı denetim altına alınmalı ve bu tür uygulamalarda hukukun üstünlüğü ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç: Gerçekten Gerekli Mi?
Sonuç olarak, mal varlığına şerh koydurma işlemi, borçlunun haklarını çiğneyen ve büyük ölçüde, ekonomik güçle şekillenen bir yapıdır. Gerçek adaletin sağlanabilmesi için, bu tür işlemler çok daha şeffaf hale getirilmeli, tüm tarafların hakları dengeli bir şekilde korunmalıdır. Aksi takdirde, bu uygulama sadece güçlülerin güçsüzleri daha da köşeye sıkıştırmasına neden olacaktır.