Kabz Halinde Ne Olur? Komik Bir Bakış Açısıyla İncelenmesi
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen biri olarak, bazen gerçekten hayatı fazla sorguladığımı kabul ediyorum. Bir anlık zihinsel karmaşa, başka bir deyişle “kabz hali”, gündelik hayatın içinden o kadar komik bir yer kaplıyor ki, bazen bir şeylere takılınca dönüp kendimi gülerek izliyorum. Kabz halinde ne olur? sorusunun cevabını ararken, aslında her şeyin çok ciddiye alınacak kadar önemli olmadığını fark ediyorum. Ama bazen de tam tersi oluyor. Gelin, bu ikili hâlin nasıl bir komediyi oluşturduğunu birlikte keşfedelim.
Kabz Hali: Bedenin ve Zihnin Fırsatçılığı
“Ya, ne kadar da stresli oldum!” diye bağırdım bir gün. O kadar rahat bir şekilde söyledim ki, sanki bir iş toplantısına geç kalmışım da son anda imza atmaya geliyorum. Tabii ki bu stresin gerçek bir anlamı yok, sadece içerideki sinirlerim bir şekilde fırlayıp beni başka bir boyuta taşımış. O gün, “kabz hali” dediğimiz şeyin ne kadar basit ama bir o kadar da karmaşık olduğunu fark ettim. Kabz hali, bir insanın bedeniyle zihni arasında bir kopukluk yaşadığı, sıkıntıların zihne yansıdığı ve fiziksel semptomlara yol açtığı bir dönemdir. Kısacası, sanki tüm kasların kasılıyor, ama bir taraftan da beynin karmaşık düşüncelerle dolduruluyor.
Evde otururken “Kabz halinde ne olur?” diye düşündüğümde aklıma gelen ilk şey, gerçekten de kendi içimde bir savaşa girmem. Bir yanda “Tamam, bu işleri hallederim” derken, diğer taraftan “Ama ya yapamazsam?” diye kendimi parçalıyorum. Kafamda çılgınca bir diyalog başlıyor.
Kendi Kendime:
“Bir dakika, bugün ne kadar da stresliyim ya.”
“Evet, ama senin gibi biri için normal, her zaman yapıyorsun bunu. Biraz daha sakin olsan?“
“Ama ya işlerin üstesinden gelemem, başaramazsam? Bu kabz hali değil mi?”
“Hayır, sadece abartıyorsun. Hep abartıyorsun zaten.”
İşte kabz halinin iç yüzü, tam da bu noktada devreye giriyor. Kafanızda bir sürü olasılık, o kadar çok seçenek var ki bir noktada durmak isteseniz de beyniniz bir şekilde durmanıza engel oluyor.
Sokakta Kabz Haliyle Karşılaştığınızda
İzmir gibi bir şehirde, sokakta yürürken her şey çok daha yoğun bir şekilde kabz haline dönüşebiliyor. Örneğin, bir kafede sipariş verirken çok basit bir şeyi bile abartabiliyorum. Hani bazen karşınızdaki garsona söyleyecek kelimeleri bir türlü bulamıyorsunuz ya, işte o an tam olarak kabz halidir.
Ben: “Bana… o… şeyden, yani… o kahve…”
Garson: “Hangisi efendim?”
Ben: “Ya şu… Ha! Türk kahvesi, ama şekerli… Hayır, şekersiz. Ama olsun, biraz şekerli de olmasında sıkıntı yok aslında…”
İşte bu sırada beynimde binlerce düşünce gidip gelirken, konuşmam bir türlü şekil almaz. Sanki herkes beni izliyor, sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissediyorum. Kabz hali, o kadar küçük ve önemsiz bir olayı bile devleştiriyor. Gerçekten de insan bazen kendi içindeki karmaşayı dışarıya yansıtmakta çok mahir olabiliyor.
Kabz Hali ve Çeşitli Gruplar
Kabz halini sadece bireysel bir deneyim olarak görmek yanıltıcı olur. Özellikle toplumsal yapılar, kabz halinin nasıl bir biçim aldığına ciddi şekilde etki eder. Mesela, arkadaş grubumla bir yerdeyken, aynı anda herkes bir yanda stres yapıyor, bir yanda da eğlenmeye çalışıyor. O kadar yoğun bir karışım ki, birbirimize “Sıkıntı yok” demekle yetiniyoruz, ama bir yandan da gözlerimizdeki panik aynen orada.
Bir arkadaşım bir konuda karar vermekte zorlandığında, “Ne yapacağını bilmiyorum” dedi. Hemen araya girip şunu söyledim:
Ben: “Tamam, biraz kabz halindesin, değil mi? O zaman kendine gel, ve şu soruyu sor: ‘Ben ne yaparım?’”
Ve sonra birden hepimiz aynı anda gülmeye başladık, çünkü o kadar fazla düşünüyorduk ki, hiçbiri gerçek bir karar veremiyordu. Kabz hali bir yandan bizi boğarken, bir yandan da güldürüyor.
Kabz Halinde Ne Olur? Sonuç
Kabz halinde ne olur? Bir şeylerin çok karmaşık, fazla düşünülmüş olduğu ve sonucunda hiçbir şeyin aslında bu kadar zor olmadığı anlaşılır. Bu, belki de hayatın bana öğretmek istediği bir şeydir. Düşüncelerimizi abartıyoruz, küçük anları büyük problemlere dönüştürüyoruz. Ama aslında, bütün bu karışıklıklara rağmen bir noktada her şeyin hallolduğunu görüyoruz. Kendimizi fazla ciddiye almadığımızda, kabz hali bile mizahi bir hale gelebilir.
Ve işte son olarak, kendi içsel fırtınamıza bakarken hatırlamam gereken tek şey şu: Hayatın her yönü kabz hali kadar karmaşık olsa da, mizah her zaman işleri düzene sokar.