Levrek en çok hangi yeme gelir? – Bir İzmir Hikâyesi
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Arkadaşlarım “sen hep espri yapıyorsun ama aslında çok derin düşünüyorsun” der, ki evet, haklılar. Ama işin komik yanı, bazen ben bile bu derinlikten çıkıp kendime gülüyorum. Mesela geçen gün markette levrek reyonunun başında durdum ve düşündüm: “Levrek en çok hangi yeme gelir?” Sadece soruyu sordum, ama gözlerimden kelimeler fışkırıyor gibi hissettim; etrafımda insanlar, ben ve bir ton balık…
Levrek ve akşam sofraları
Bazen kendimi öyle sahnelerde hayal ediyorum ki, levrek pişiriyorum ama o kadar dramatik ki, neredeyse bir sinema filmi gibi: yağın şırıltısı, limonun kokusu, o hafifçe çıtırlaşan derisi… İçimdeki ses diyor ki:
— “Hadi ama, hangisi daha çok yakışır sana, levrek?”
— “Bunu denemeden bilemem ki…” diyorum kendi kendime, ama gözlerim salçalı tavada kaybolan balıkla yarışıyor.
Gerçekten, levrek en çok hangi yeme gelir sorusu, sadece mutfakla ilgili bir soru değil. Bu bir hayat felsefesi sanki. Çünkü her balık, her tarif, her limon sıkışı farklı bir ruh hali yaratıyor. Misal arkadaşlarla denemeye karar verdik. Ben tabii klasikim: ızgara, hafif tuz, limon. Ama arkadaşım dedi ki:
— “Abi dene de bak, tereyağında hafif kavrulmuş levrek nasıl olurmuş.”
Ve ben, “tamam, tamam, hadi bakalım, mutfakta devrim yapıyoruz” diye atıldım.
Gündelik hayatın komik levrek anları
İzmir’de yaşayınca her şey biraz daha renkli oluyor. Geçen gün balıkçıya gittim, elimde torba, aklımda “levrek en çok hangi yeme gelir?” sorusu… Yanımda arkadaşım var. Göz göze geldik ve ikimiz de birbirimizi tartıyoruz:
— “Abi, ızgara mı?”
— “Yok ya, bu sene fırıncılık moda. Fırında dene!”
Ama işin komik tarafı, her tarifin sonunda kendini çok ciddi hissediyorsun ama bir yandan da gülüyorsun. Mesela fırında levrek yaparken bir yandan Spotify’da 90’lar pop çalıyor, ben mutfakta dans ediyorum ve birden yağ sıçrıyor. Tam o anda fark ettim ki levrek en çok hangi yeme gelir sorusunu kafama taktığım için değil, aslında kendimi eğlenceli kılmak için tarif arıyorum.
Levrek ve arkadaş sohbetleri
İlginizi Çekebilecek İçerik: Kültürümüzde içecekler nelerdir ?
Arkadaş ortamında bu soruyu açtığınızda, muhabbet başka bir boyuta geçiyor. Herkes kendi favorisini anlatıyor, herkesin bir hikâyesi var. Mesela:
— “Ben levreği bol sarımsaklı tereyağında severim.”
— “Ben limon ve zeytinyağıyla, basit işte.”
Ben ise içimden diyorum ki: “Ya arkadaş, aslında levrek en çok hangi yeme gelir sorusunun cevabı, hangi ruh hâlinde olduğuna bağlı.” Çünkü biri akşam yorgun gelmişse, hafif ızgara yeter. Biri kutlama modundaysa, fırında sebzelerle biraz gösterişli hâle getirirsin.
Levrek ve hayat felsefesi
Kulağa abartılı gelebilir ama gerçekten levrek üzerinden kendi hayatını sorguluyorsun. Mesela pazara gidiyorsun, levrekler dizilmiş. Sen duruyorsun ve kendi kendine diyorsun ki:
— “Ben bu balığı doğru şekilde sunmazsam, hayatımın bir anını kaybediyorum.”
Tabii ki bu biraz dramatik, ama içten. Çünkü yemek yapmak sadece karnı doyurmak değil, aynı zamanda küçük bir sanat eseri yaratmak. Ve işin komik yanı, bazen bu kadar çok düşünüp balığı yakıyorsun. Geçen fırında levrek yaparken bir an dedim ki: “Ah, bir şekilde bu balık bana hayat dersleri veriyor.”
Levrek ve mizah
Sonunda anladım ki, levrek en çok hangi yeme gelir sorusunu sorarken, aslında hayatı biraz hafif almayı da öğreniyorsun. Çünkü tarifler, espriler, küçük kazalar… Hepsi bir araya gelip, yemek yapmak kadar gülmek de önemliymiş. Geçen akşam, fırından çıkan levreğe baktım, kendime baktım, dedim ki:
— “Bak 25 yaşında İzmirli genç, balığı yakmadan pişirmeyi öğrendi, artık yetişkinsin!”
Ama tabii o an arkadaşım patladı:
— “Yetişkin dedin, ama hala mutfakta dans ediyorsun, ne yetişkinliği!”
Ve gülmekten başka çare yok. Çünkü levrek en çok hangi yeme gelir sorusunu kafana taktığında, hayatın küçük ama tatlı detaylarını da fark ediyorsun.
Sonuç: Levrek ve ruh hâli
Levrek en çok hangi yeme gelir? Cevabı aslında basit ama bir o kadar da karmaşık: senin ruh hâline göre. İzmir’de, arkadaşlarınla, mutfakta ya da balkonunda, biraz eğlenerek, biraz düşünerek pişirdiğin her levrek, doğru tarifle geliyor. Ve işin en güzel tarafı, balık kadar espriler de sofraya yayılıyor.
Bazen ızgara, bazen fırın, bazen tereyağlı… Ama her hâlinde levrek, hem damağa hem de ruhuna iyi geliyor. Ve sen, kendi kendine içten bir gülümseme atıyorsun: hayatın küçük detayları bazen en lezzetli anları yaratıyor.
İşte İzmir’in bir köşesinde, 25 yaşında, esprili ama düşünceli bir genç olarak öğrendiğim bir şey: levrek en çok hangi yeme gelir sorusunun cevabı, aslında senin mutfakta, arkadaşlarınla ve kendi iç sesinle bulduğun anlarda saklı.
“Levrek en çok hangi yeme gelir” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Poo olarak daha fazlası için buradayız!
İlginizi Çekebilecek İçerik: Kürtçe'de tırrek ne anlama gelir ?