Japonya vatandaşlığı kaç TL? diye düşünürken kendini İzmir’de bulmak
Değerli Poo okurları, bu makalemizde “Japonya vatandaşlığı kaç yılda alınır” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
Bazen insanın kafası çok basit bir soruyla başlıyor, sonra o soru bir anda hayat muhasebesine dönüşüyor. Geçen gün ben de tam olarak bunu yaşadım. Telefon elimde, İzmir’de Kordon’a karşı oturmuşum, rüzgâr saçımı “sen ne yapıyorsun hayatta” diye sorgular gibi savuruyor. Google’a yazdım: “Japonya vatandaşlığı kaç TL?”
Sonra durdum.
Bir insan neden böyle bir şey arar? Muhtemelen ya anime izleyip “ben orada yaşamalıyım” noktasına gelmiştir ya da Türkiye’deki çay fiyatlarına bakıp “ben kaçsam mı?” evresine geçmiştir. Ben ikisi arasında gidip geliyorum.
Ama işin garibi şu: Bu soru aslında sadece para sorusu değil. Bu soru, “Ben başka bir hayat satın alabilir miyim?” sorusu.
Ve bu yazı tam olarak orada başlıyor.
Japonya vatandaşlığı kaç TL? sorusunun gerçek cevabı neden kimseyi tatmin etmiyor?
İlk şoku yaşatıyorum: Japonya vatandaşlığı “gidip parayı ver, al” şeklinde bir sistem değil.
Evet, ben de ilk duyduğumda “tamam abi 500 bin TL veriyorsun, Tokyo’da yeni hayat açılıyor” sanmıştım. Hatta iç sesim şöyle demişti:
— “İzmir’den Tokyo’ya hızlı geçiş paketi mi var acaba?”
Ama işler öyle yürümüyor. Japonya vatandaşlığı, bir ürün gibi raftan alınmıyor. Daha çok sabır, uyum ve yıllar süren bir süreç.
Yani “Japonya vatandaşlığı kaç TL?” sorusunun gerçek cevabı aslında:
“Parayla değil, zamanla ve uyumla ölçülüyor.”
Ama bu cevap tabii kimsenin hoşuna gitmiyor. Çünkü biz net rakam seviyoruz. Menemen kaç TL, simit kaç TL, Japonya vatandaşlığı kaç TL… Hepsini aynı zihinsel sepete koyuyoruz.
Yanlış bilinen büyük efsane: “Parayı basınca vatandaşlık gelir”
İzmir’de arkadaş ortamında bu konu açıldı diyelim. Sahne şöyle:
Ben: “Biliyor musun Japonya vatandaşlığı öyle para verip alınmıyormuş.”
Arkadaşım Efe: “Ne demek ya? Her şeyin bir fiyatı var.”
Ben: “Kanka bu Migros değil…”
Efe: “E tamam da Japonya kaç para söyle o zaman?”
İşte burada sistem çöküyor. Çünkü insanlar net bir etiket bekliyor. Ama Japonya vatandaşlığı bir etiket değil, bir süreç.
Gerçek maliyet: Para değil, hayat tarzı değişimi
Şimdi dürüst olalım. “Japonya vatandaşlığı kaç TL?” diye soran biri aslında şunu da soruyor:
“Ben hayatımı ne kadar değiştirirsem oraya ait olabilirim?”
Çünkü vatandaşlık süreci genelde:
Uzun yıllar Japonya’da yaşamak
Çalışmak
Dil öğrenmek
Topluma uyum sağlamak
Ve evet, sabır testinden geçmek
gibi şeyler içeriyor.
Yani cebinden çıkan para değil sadece mesele. Asıl maliyet, eski “ben”i geride bırakmak.
Bunu düşündüğümde iç sesim yine devreye giriyor:
— “Kanka sen daha Bornova’ya taşınırken adaptasyon yaşıyorsun, Tokyo ne?”
Haklı.
İzmir kafasıyla Japonya hayali kurmak
İzmir’de büyümüş biri olarak Japonya fikri bana hep biraz bilim kurgu gibi geliyor. Mesela sabah kahvaltısı:
İzmir’de: zeytin, peynir, çay, belki menemen tartışması.
Japonya’da: pirinç, miso çorbası, minimal sessizlik.
Benim zihnimde bu geçiş şöyle oluyor:
— “Ben oraya gidersem kesin ilk gün kaybolurum.”
Ve muhtemelen biri bana yol tarif ederken ben sadece gülümseyip “arigato” deyip ters yöne yürürüm.
Vatandaşlık süreci: TL değil, yıl hesabı
Şimdi işin ciddi kısmına gelelim. Japonya vatandaşlığı kaç TL? sorusunun yerine aslında şu soruyu koymak daha doğru:
“Kaç yıl gerekiyor?”
Genel olarak Japonya vatandaşlığı için:
Uzun süreli ikamet (genelde 5 yıl ve üzeri)
Sabit gelir
Sabıka temizliği
Japonca yeterliliği
Topluma uyum
gibi kriterler var.
Yani bu bir “satın alma” değil, “yerleşme” oyunu.
Bir bakıma hayatın RPG versiyonu gibi:
— Seviye atla
— Dil öğren
— NPC’lerle sosyalleş
— Görevleri tamamla
Ama bizim İzmir kafası burada biraz zorlanıyor.
İç sesle gerçekçilik savaşı
Bazen kendime şunu soruyorum:
“Sen gerçekten Japonya’da yaşar mısın?”
Cevap ikiye bölünüyor:
Optimist ben:
— “Tabii ya, sushi falan güzel.”
Gerçekçi ben:
— “Sen üç gün üst üste aynı kahvaltıyı yapamıyorsun.”
Ve böylece içimde küçük bir kriz çıkıyor. Japonya vatandaşlığı kaç TL? sorusu da bu krizlerin bir yansıması aslında.
İzmir’de geçen hayali Japonya vatandaşlığı senaryosu
Geçen gün kahvede otururken hayal ettim. Diyelim ki vatandaşlık aldım, Tokyo’ya taşındım.
İlk gün:
Bir markete giriyorum. Sessizlik.
Ben içimden:
— “Biri ‘hoş geldin abi’ demeyecek mi?”
Kasiyer sadece eğiliyor.
Ben de eğiliyorum.
İkimiz de fazla eğiliyoruz.
Arkadaş ortamı yok, bağırarak konuşmak yok, sahil kenarında çay yok…
Bir anda İzmir özlemi çöküyor.
İşte o an anlıyorum ki mesele Japonya vatandaşlığı kaç TL değil. Mesele “ben o sessizliğe uyum sağlayabilir miyim?”
Parayla alınamayan şeylerin fiyatını sormak
Dürüst olalım, biz bazı şeyleri para birimiyle düşünmeyi seviyoruz:
Ev kaç TL
Araba kaç TL
Tatil kaç TL
Vatandaşlık kaç TL
Ama bazı şeyler bu listeye sığmıyor.
Japonya vatandaşlığı da onlardan biri.
Aslında sorunun gizli versiyonu şu:
“Ben ne kadar değişebilirim?”
Bu biraz rahatsız edici bir soru. Çünkü para ödeyip kurtulabileceğimiz bir şey değil.
Arkadaş muhabbetinde Japonya hayali
Gece dışarı çıkmışız. İzmir’de sahilde oturuyoruz. Bir arkadaşım diyor ki:
“Abi Japonya’ya gitsek ya, sıfırdan hayat.”
Ben:
“Abi ben önce burada sabah erken kalkmayı çözeyim.”
Herkes gülüyor.
Ama içimden bir ses diyor ki:
— “Ya gerçekten gitsen?”
Ve işte o an Japonya vatandaşlığı kaç TL? sorusu tekrar kafamda dönmeye başlıyor. Sanki bir çıkış kapısı gibi.
Gerçekçilik ve hayal arasında sıkışmak
Bence bu sorunun bu kadar popüler olmasının sebebi şu: Hepimiz biraz kaçmak istiyoruz ama tamamen de kopamıyoruz.
İzmir’de deniz kenarında otururken Tokyo hayali kurmak bu yüzden bu kadar çekici.
Ama hayat bize şunu söylüyor:
Kaçış yok
Her yerin kendi zorluğu var
Ve hiçbir vatandaşlık “yeni ben”i hazır vermiyor
Biraz da kendime not
Bazen düşünüyorum da, belki de mesele Japonya’ya gitmek değil.
Belki de mesele, bulunduğun yerde “bir tık daha iyi versiyon” olabilmek.
Ama yine de insan soruyor işte:
“Japonya vatandaşlığı kaç TL?”
Çünkü bazen soruların cevabı değil, kendisi bizi oyalıyor.
“Japonya vatandaşlığı kaç yılda alınır” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Poo olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
Son düşünce: fiyatı olmayan bir arzu
İzmir’de rüzgâr eserken, ben yine aynı noktaya geliyorum. Bu soru aslında bir fiyat etiketi arayışı değil.
Bu soru:
Yeni bir düzen
Yeni bir kimlik
Yeni bir hayat
isteğinin dışa vurumu.
Ama Japonya vatandaşlığı, rafta duran bir ürün değil. O yüzden “kaç TL” sorusu havada kalıyor.
Ve belki de en doğrusu şu:
Bazı hayatlar satın alınmaz. İnşa edilir.
Daha Fazlası İçin: İran'da yas kaç gün ?